09 06 2016

YENİ ADRESLERİM.

Artık yazılarımı aşağıdaki sayfalardan takip edebilirsiniz. BLOGLARIM: http://serpillehayatadair.blogspot.com gezi: http://serpilingezirehberi.blogspot.com FACEBOOK SAYFALARIM; ADIM ADIM ÖRGÜ ADIM ADIM PASTACILIK ADIM ADIM TAKI TASARIM SERPİL SÜSLERSE    İNSTAGRAM serpilce_butik    Pinterest Serpil Paçal   sayfalarından beni takip edebilirsiniz.... Devamı

16 07 2013

HEKİMLİKTEKİ YILAN FİGÜRÜ

     Hekimlik sembolünün yılan olduğunu öğrenince araştırmacı gazetecilik ruhum depreşerek, bu yılan figürü neden hekimliğe addedilmiş diye bir araştırayım dedim. Algıda seçicilik bu olsa gerek, yıllardır görürsün bir an dikkatini çeker de merak edersin ya.. Meğer ne önemli bir bilgiymiş yılanın hayatımızdaki yeri.   Acaba yılan zehiri verip kanseri iyileştirdik sözü de buradan mı geliyor diye düşünürken gerçekten de ucunun buraya dayandığı bilgisine sahip oldum Dünya ölümsüzlük iksirini bulma çabasında… Ölümsüz olmak için çalışıyorlar. Oysa asırlar önce Lokman Hekim ölümsüzlük iksirini bulmuş. Bir çok efsanede bundan söz edilir. O efsanelere göre Lokman Hekim iksiri bulmuş fakat formülünü kaybetmiş. Bir yerde kaybetmesi ile ilgili şöyle bir anlatı var. Ölümsüzlük iksiri bulunan şişeyi köprüden geçerken düşürmüş  Bir başkasında: Formülü eline yazmış, yağmur yağınca ıslanmış ve silinmiş. Bir rivayette de: Allah’ın emri ile Cebrail tarafından yok edilmiş. Lokman Hekim’le ilgili o kadar çok yazılmış yazılar, kitaplar, hikâyeler ve anlatılar var ki. Hangisinden nasıl söz edeceğini şaşırıyor insan. Yılanla bağlantısını araştırken olayın çıkış noktası  Lokman Hekim olduğu için ondan da birkaç cümleyle söz edeyim dedim. Lokman Hekim, bütün hekimlerin piri ve üstadıymış. Tüm çiçeklerin, tüm otların tüm bitkilerin her özelliğini bilir ilaç yaparmış. O bütün hekimlerin üstadıymış. Bütün otların, çiçeklerin dilinden anlarmış. ... Devamı

26 06 2013

HOCAMIZA JEST YAPARAKTAN, BADE SÜZEREKTEN, İNCİ DİZEREKTEN.

Sayın hocam Nazife Arpacı ile karşılıklı jest'leşmemiz. Ama severek yaptım, karşılığını da hocamızdan aldım. Keşke o grubun içinde daha da çok olabilseydim. Sıradan bur kurs değildi, Emek pınarı isimli bir kadın projesinin bir parçasıydım. Logosunu naçizane tasarladım. Hocamıza yazdığımız yazımı güzel ses tonlu Zeynep hanım okurken, bense fotoğraflama ve yayınlama görevimi yine üstleniyorum.  İşte yazımız aşağıda...    Bu seneki ödülüm diye başlayan yazısına benim kendisine yazdığım yazıyla başlamış.  Submitted by Nazo design on Sun, 2012/06/03 - 8:47pm Sevgili öğretmenimiz; El emeğinin, göz nurunun döküldüğü her iş kutsaldır derler. Günlerce renk renk, desen desen, işlersiniz elinizdeki malzemeyi. Gönlünüzün rengini, süsünü, dökersiniz elinizdeki kağıda, kumaşa, ipliğe. Her bir boncuğun dizilişi, her bir nakış, emek ve sabrın ifadesidir aslında. Gidenlerin ardından birşeyler söylemek zordur her zaman. Ama kurs sezonunu bitirdiğimiz şu günlerde hocamıza şükran duyguları içerisinde olduğumuzu bildirmek isteriz. İsmek'e çok teşekkür ediyoruz, çünkü İstanbul'lu hanımlara, hem meslek, hem dostluk öğrettikleri için. Hocam size teşekkür ediyoruz, sabrınız için. İyi ki varsın İsmek diyoruz. İyi ki varsın Nazife Arpacı diyoruz. Her günün bitiminde, birşeyler öğreniyorsak. Aynı zamanda vazgeçilmez dostlar, kazanııyorsak. Her sabah kursa gelmek için, gülerek açabil... Devamı

19 04 2013

SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?

SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ? |  görsel 1

  Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü, kör oldum. Yıkadılar, aldılar, götürdüler. Babamdan ummazdım bunu, kör oldum.   BU ŞİİR BİR YERLERDE DUYDUĞUM ZAMAN ANLAMLI VE HÜZÜNLÜ GELİRDİ. AMA BABAMI KAYBEDİNCE BU ŞİİRİN SÖZLERİ BENDE DAHA DA ANLAM KAZANDI. BUGÜN BABAMI KAYBEDİŞİMİN 24. GÜNÜ.  DUYGULARIMI HER ZAMAN YAZIYA DÖKERİM AMA GÖZYAŞLARIM MÜSAADE EDER Mİ DİYE BU ANA KADAR BEKLEDİM BELKİ DE.. Yukarıdaki resimde adam, benim babam, Kadıköy'ün ünlü Lahmancuncu ustası, Halk adam, sevecen, bonkör, helal mal kazanmak için ayaklarına kara sunan adam. İşte bu adam benim babam..  İLK YAZDIĞIM SATIRLAR, DUYGULARIMIN KARMAŞASIYLA YANLIŞIKLA KAYDEDE BASAMADAN KAYBOLDU. YAZIYI İKİNCİ KEZ KALEME ALIYORUM. İLK YAZDIĞIM YAZIM MI  DAHA DUYGUSALDI, BU MU BİLMİYORUM AMA DEMEK Kİ O YAZIYI YAYINLAMAMA, OKUYANLARI ÜZMEME BELKİ DE BABAM MÜSAADE ETMEDİ. EVİMİZİN İLK YAPRAK DÖKÜMÜNÜ VERDİK. BABAMIN AYAKTA ÇINAR GİBİ ÖLÜŞÜ, ÖLÜŞÜNDEKİ GÜZELLİK BİZE İÇ HUZURU VERDİ DİYE Mİ NEDİR, ÖLÜMÜ KABULLENDİK SANKİ. HER ZAMAN MUZİP TAVRI, DAVRANIŞLARI, MUZIR HALİYLE BİR ÇOCUK GİBİYDİ BABAM. “YAPMA, SAKIN BABA DEME HAA” DİYEREK DEDİĞİMİZ BİR ŞEYİ MUZİP TAVRIYLA SANKİ BİZ ÖYLE BİR ŞEY DEMEMİŞİZ  GİBİ ORTAYA KOYARDI. O TARİHLERDE KIZARDIK AMA ŞİMDİ GÜLÜYOR ONU DA BİR ANI OLARAK ANLATIYORUZ. MEĞER NE KADAR DOĞRU ŞEYLERMİŞ SÖYLEDİKLERİ.  ÖLÜMÜNDEN SONRA SÖZLERİ HEPİMİZİN AĞZINA DOLANDI. BİRİYLE ALAY EDECEKSE, “HEEE YAAA” DİYE ANLAMLI BİR SERZENİŞTE BULUNURDU.   BU LAFINA İNANMADIM ANLAMINDAYDI. “MAL SAHİBİ, MÜLK SAHİBİ, HANİ BUNUN İLK SAHİBİ” ONUN YUNUS EMREDEN ALINTI YAPTIĞI ÖZ... Devamı