08 08 2011

GEZİ SİTEM YAYINA GİRDİ..

http://serpilingezirehberi.blogspot.comadlı gezi sitem yayına girmiştir.   BU SİTE İLK GÖZAĞRIM. AMA BİLGİLER ARTTIKÇA KONULARINA GÖRE SİTELERİ DE AYIRMAK GEREKİR. HAYATA DAİR YAZILARIMI http://spacal.blogcu.com ÖRGÜ VE EL İŞLERİ İÇİN http://selamhayata.blogcu.com YEMEK TARİFLERİ İÇİN http://serpilyemekte.blogcu.com sizlere hizmet verirken, şimdide gezme konularında yeni bir siteyi hizmete açtım. GEZDİM, GÖRDÜM VE PAYLAŞTIM DEMEK İÇİN http://serpilingezirehberi.blogspot.com/   sitesini takip ediniz.   Devamı

07 08 2011

BALKANLAR'DA 15 GÜNDE DEVR-İ ALEM

  BALKANLARDA 15 GÜNDE DEVR-İ ALEM (4242 KM.) Ana, babişko, kızancık ve kızçeden oluşan bir Balkan Turu 11/07/2011 - 26/07/2011 ÖNSÖZ Balkanlar; gidilip görülünce yaşananları daha iyi anlayabileceğimiz bir yer. Sadece turistik diye nitelendirdiğimiz gezimizin, aslında atalarımızın topraklarını daha yakından tanıma fırsatı olduğunu, gezi bitince anladık. Balkanlar'ın çoğu bugünkü sınırlarımız dışında kalsa da; hemen her köşesinde Osmanlı medeniyetinin din, dil, mimari, gelenek ve görenekte yaşayan izlerine rastlayabiliyorsunuz. 11 sınır geçerek Boşnak, Türk, Hırvat ve Sırplardan oluşan bir coğrafyanın nasıl birbirine düşürüldüğünü en iyi aşağıdaki fıkra anlatır diye düşünerek gezi notlarıma başlıyorum. “ İki Sırp, Hırvat ve Boşnak bir mekik ile uzaya gönderilirler. Mekik ay toprağına iner inmez Hırvatlar hemen bayraklarını dikerek, “Burası Hırvat toprağıdır. Çünkü önce biz geldik” derler. Boşnaklar Hırvatları sakin olmaya davet ederek: “Kavga etmeye gerek yok. Toprak yeterince geniş; hepimize yeter. Federasyon kurar, birlikte yaşarız.” Tam bu esnada bir el silah sesi gelir. Sırplardan biri, başka bir Sırpı alnının ortasından vurmuştur. Diğer Sırp silahının dumanını üfledikten sonra Boşnak ve Hırvatlara dönerek: “Burası Sırp toprağıdır. Çünkü Sırp kanı dökülmüştür.” İşte böyle boş sebeplerle bu topraklar halen patlamaya hazır bomba gibi. Hala her Çanakkale törenlerinde dedelerini ziyarete gelen Anzakları düşününce; biz dedelerimizin topraklarını ziyaret etmekle geç mi kaldık bilinmez ama 15 günde kendi arabanızla 4242 km. katederek, bu toprakları gezmek isterseniz. İşte güzergâhımız ve anılarımız…  http://serpilingezireh... Devamı

08 02 2010

OYUNCAK VE SUNAY AKIN

    Yer: Ömerpaşa Cd. Dr.Zeki Zeren Sk.N.17 Göztepe/İSTANBUL Göztepe’deki Oyuncak Müzesine gitmeyi düşündüğümde, birden aklıma okul yıllarımdaki Edebiyat kitaplarında geçen Çocukluk şiiri geldi.  Şiirin dizeleri şöyleydi;  ÇOCUKLUK Affan dedeye para saydım, Sattı bana çocukluğumu. Artık ne yaşım var ne de adım; Bilmiyorum kim olduğumu. Hiç bir şey sorulmasın benden; Haberim yok olan bitenden. Bu bahar havası, bu bahçe; Havuzda su şırıl şırıldır. Uçurtmam bulutlardan yüce, Zıpzıplarım pırıl pırıldır. Ne güzel dönüyor çemberim; Hiç bitmese horoz şekerim!          O yıllarda Affan dedeye para sayarak dönülen çocukluk yıllarım,  2012 yılında Sunay Akın’ın Oyuncak müzesine gidilerek kazanılacakmış meğer.   Benim gibi Avrupa yakasından gidenler için en pratik yol,  metrobüsle Kadıköy’e gitmek ve oradan Göztepe’ye giden minübüslere binilerek Göztepe inilip, Oyuncak Müzesine gider tabelasını takip etmek..   Müzeye kapıdan girerken öyle güzel bir söz sizi karşılıyor ki; “Bir elinizde çocuğunuzla girdiğiniz müzeye, öbür elinizde çocukluğunuzla çıkacaksınız” Gerçekten de bu müze ile ilgili, tüm insanlarda çok büyük bir yanılgı olduğunu,  Müzeyi gezince anladım. Müze aslında çocukların değil, büyüklerin gitmesi gereken bir müzeymiş.. Müzeye gittiğinizde çocukluk yıllarınızda oynadığınız tüm oyuncakları görüyor ve adeta bir özlem yaşıyorsunuz. Türkiye tarihindeki gelip geçen oyuncaklar ile son 100 yılda kullanılan oyuncakları v... Devamı

12 02 2008

SEVDAYI SEVENE, DOSTLUĞU BİLENE, HAYATI GEZENE SOR.

Evliya Çelebiden kalan seyyahlık ruhumuz depreşerek sömestr tatilini de fırsat bilerek, attık bavulları arabaya,vurduk başımızı yollara...   Bilenler bilir, Evliya Çelebi  rivayete göre rüyasında peygamberimizi görmüş “Şefaat ya Rasullallah” diyecek yerde, dili sürtmüş ve “Seyahat ya Rasullallah” demiş ve Allahın hikmetiyle bu duası kabul olmuş ve de her daim gezmiş..  İşte bizde de bu ruh oluşmuş devamlı gezmek, görmek ve paylaşmak amacıyla, fırsat bulduğumuz her daim yollara  düşüyoruz.. Biri bize kötülük olsun diye “Canın Cehenneme” dese, “Ohhhh! Galiba bize seyahat göründü” bize diye seviniyoruz niyesini bilmeden.  Yediğimiz içtiğimiz  bizim olsun dedik ve son zamanların gözde turizmi olan Kaplıca Turizmini,  biz kış turizmi olarak değiştirerek, 4 yıldır gittiğimiz İnegöl’deki Oylat Kaplıcalarına doğru yola çıktık..   Kaplıcaları eskiden yaşlıların gideceği bir mekan olarak gören ben, yaş kemale erdikçe kış turizmi yerine koydum. Bu konuda da İnegöl’deki Oylat Kaplıcaları sadece kaplıca turizmi olarak değil doğası ile de harika bir diyar olarak sizlere önermeyi de bir borç bildim.   Kaplıca tarihleri hemen hemen her yerde aynı.   Muhakkak zavallı bir kızcağız bu kaplıca bölgelerine konur, kaplıca sularıyla yıkanan kız iyileşir ve kaplıcaların bize kazandırılmasını sağlar. Oylat Kaplıcaları da böyle bir öyküye dayanıyor. Bizans İmparatorluğu zamanında İnegöl Civarı’nı hakim olan Tekfur’un bir kızı vardır. Günün birinde bu kız hastalanır, yatağa düşer. Zamanın hekimleri Tekfur’un kızının derdine çare bulamazlar. ... Devamı

31 12 2008

SİSLERİN ARDINDAKİ ŞİFA KAYNAĞI ; OYLAT KAPLICALARI

MERHABALAR; Tatilden döndüm. Sizlere 4 yıldır müptelası olduğumuz, kış turizmi açısından ideal,  beklentisi yüksek olmayan insan kesiminin,doğa yürüşünden hoşlanan ve herşeyden mutlu olan kişilerin hoşlanabileceği bir yeri tavsiye edeceğim.. Sislerin ardındaki şifa kaynağı: Oylat Kaplıcaları Oylat yazın başka güzel kışın başka... Ama sonbaharda her yer usta bir ressamın yağlıboya tablosunu andırıyor. Kaplıcasında binbir türlü hastalığa şifa arayanların uğrak kapısı olan Oylat'a gelmek için ille de hasta olmayı beklemeyin. Tertemiz havasını soluyarak yürüyüşler yapıp kuş seslerini dinlemek, çağlayanların köpüklerini seyredip büyülü bir dünyanın huzurunu yakalamak için de Oylat'a gelmek gerekiyor.  Her Mevsime uygun gezi durağımız, şifalı doğasıyla Bursa'nın İnegöl ilçesine bağlı Oylat. Oylat deresinin çağlayanlar meydana getirerek geçtiği vadi, çam, gürgen, meşe, kestane, ıhlamur, kavak, çınar ağaçları ile kuşburnu ve böğürtlen bitkilerinden oluşan ormanla bütünleşiyor.   İlkbaharda yer gök kır çiçekleri ve menekşelerle kaplanırken, sonbaharda her yer yağlıboya tablo görünümüne bürünüyor. Kışın ise beyaz örtüsüyle anlatılmaz güzellikteki doğayı varın siz hayal edin. İki tarafı vadilerle çevrili yamaçta kurulu kaplıcalar mevkii, sırtını Uludağ'ın devamına yaslamış. Kaplıca suyu, uzun sürede getirdiği kalsiyum karbonatlı ve kalsiyum sülfatlı sularla "çökelek" meydana getirip kaplıcanın bulunduğu terasları oluşturmuş. Başı dumanlı "Sivri Kaya Tepesi" ile kaplıcalar arasında bulunan kanyon görünümlü vadi sürekli taze hava koridoru yaratıp oksijen pompalıyor. Bu... Devamı