10 06 2013

KIŞLA NE DEMEK. KIŞLA İÇİN DEĞER Mİ BİRBİRİNİZİ GERMEYE?

KIŞLA NE DEMEK. KIŞLA İÇİN DEĞER Mİ BİRBİRİNİZİ GERMEYE? |  görsel 1

 

Bu resim nereye aittir. Bilen var mı? Hatta onun yıkımından dolayı üzülen. Burası  gündemimize bomba gibi düşen Gezi parkından sonra adı zikredilen meşhur Topçu Kışlası..

Ne olduğunu bilmediğim, hiç de ilgimi çekmeyen bu binanın tarihini okumak, ne işe yaradığını öğrenmek istedim. Taksim gibi her zaman gerginliğin merkezi olabilecek bir yerde yapılacak her iş, karşılıklı anlaşma, hoşgörüyle yapılmalıdır. AKM binası hilkat garibesidir bana göre. Orası yıkılıp çok güzel bir kültür, sanat binası yapılmalıdır. AKP ne yaparsa ayaklanalım mantığı yerine güzelliklerle birlikte bir şeyler yapalım, orayı hoş bir meydan haline getirelim, birlik ve beraberlikle.  Bu vesileyle Topçu Kışlası diye hepimizin yeni öğrendiği bu binayı bir tanıyalım.

İşte binanın tarihçesi.

“Gezi Parkının bulunduğu yerde 1806 yılında Halil Paşa Topçu Kışlası adıyla Osmanlı, Rus ve Hint mimarisinden izler taşıyan büyük ve ihtişamlı bir topçu kışlası yapıldı. Kışla binası pek çok savaş gördü. Özellikle, 31 Mart Olayları'ndan (1909) sonra önemli hasarlar aldı ve onarım bekledi.

Beyoğlu'nun giderek Şişli yönüne doğru gelişmesiyle işlevini kaybetmeye başlayan Taksim Kışlası, 1922 yılında içindeki alanın düzenlenmesiyle Taksim adıyla stadyuma çevrildi. Türkiye Milli Futbol Takımı ilk resmi futbol maçını Romanya ile, Gezi Parkı'nın bugün bulunduğu, bu statta 26 Ekim 1923'de oynadı ve maç 2-2 berabere sonuçlandı.

Şehircilik uzmanı Henri Prost imar planını hazırlarken, Dolmabahçe'den Nişantaşı'na yükselen Kadırgalar Vadisi'ni (Harbiye Kongre Vadisi) büyük bir park haline getirme planı dahilinde, Taksim Gezisi'ni de yetkililere önermiştir. Mimari ve tarihi açıdan önemine rağmen kışla, 1940 yılında dönemin İstanbul Valisi Lütfi Kırdar tarafından, Henri Prost'un hazırladığı imar planı çerçevesinde istimlak edilerek yıktırılmasından sonra, İstanbul’un Cumhuriyet döneminde yapılan ilk parkı oldu. Gezi o günün son derece sınırlı imkanları ile çok güzel tanzim edilmiş; ağaçlar, yeşillikler ve çiçeklerle bezenmiştir. Mermer parmaklıklı mermer merdivenler, Boğaziçi'ne bakan oturma mekânları, sağlam ve zarif banklar, bakımlı çim sahaları, Gezi'yi cazibe merkezi yapmış; halkın sık sık gelip dolaştığı bir yer haline getirmiştir.

1944'te Taksim Gezisi'nin Taksim Meydanı'na bakan ön (güney) kısmında, dönemin cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün at üzerindeki heykelinin kaidesi inşa edilmiş ancak heykel hiçbir zaman dikilememiştir. 1950'de Demokrat Parti iktidara geldikten sonra da, atlı heykel uzun süre bir depoda bekletilmiş, sonunda kaide söktürülmüş, heykel bu parka değil, Maçka'daki Taşlık Parkı'na dikilmiştir. Taksim Gezi Parkı uzun bir süre "İnönü Gezisi" olarak adlandırılmıştır.

Kışlanının yıkılması sonrası, çevrede yapılan otellere tahsis edilen alanlar ve düzenlemeler ile parkın kapladığı alan zaman içinde küçüldü. Buna rağmen İstanbul'un merkezinde önemli bir dinlenme alanı oldu ve sık sık düzenlemelerle görünümü değişti. 38.000 m² yüzölçümüne sahip olan Taksim Gezisi, 1991-92 arasında revizyondan geçirilmiş; dikdörtgen planlı parkın ortasına fıskıyeli büyük bir havuz inşa edilmiştir.

Gezi Parkı'nın kuzeyinde, eskiden Taksim Bahçesi ve Taksim Belediye Gazinosu'nun bulunduğu yerde halen Ceylan Intercontinental Oteli vardır. Asker Ocağı Caddesi'nin karşı tarafında ise Divanve Hyatt Regency otelleri yer alır. Gezi Parkı'nın altına Cumhuriyet Caddesi tarafına, kot farkından yararlanılarak dükkan ve kafeteryaların ve bir sanat galerisinin bulunduğu bir dizi kapalı mekan inşa edilerek 1967'de bugünkü halini almıştır.”

 

İşte tarihçe böyle…. Gezi parkının içersinde ayrıca bir nikah dairesi vardı. Hala var mı bilmiyorum. Bir nikaha gitmiştim. Oradan çıkan gelinlere tinerci çocuklar saldırmışlarda, geceleri de fuhuş ve içki yatağı olmuştu son günlerde. Şehrin ortasındaki bu parkta gerekli güvenlik nedense sağlanamıyordu Bugünlerde Gezi Parkı bence olması gereken görevini ilk defa yaptı. Entel toplulukların ilk defa ilgi alanı olarak, müzik ve gösteri parkı oldu.. 

Topçu Kışlası yapacağım dediler  ama farkında olmadan aslında orayı bir kışlaya çevirdiler. Kışlaya karşı çıkanlar bile kışla görevini icra ediyorlar şu günlerde.. Çünkü Kışla kelimesi kışlamak sözcüğünden türetilmiş kışlaktan gelmekteymiş. Türklerin göçebe olarak hayatlarını sürdürdükleri devirde, kışı, bütün mal varlıkla­rıyla birlikte iklim şartlarının uygun olduğu bir yerde geçirdikleri için kışla denmiş galiba. Daha sonraları, yaz mevsiminde çadırda hayatını sürdüren ordu birliklerinin kış mevsimini geçirdikleri mekânlar ve yapı­lar için kullanılmış, günümüzde ise sadece askerle­rin toplu olarak içinde yaşadıkları yapıların adı haline gelmiş. Bu günlerde de resmen Gezi Parkı halkımızın kışlası haline geldi.

İşte dediğim gibi , şu an gezi meydanı tam da bu görevi yapıyor.  Kışlanın ruhu oraya işlemiş sanki. Bina yapmanızda yapmasanız da bu görevi orası yerine getiriyor. Sizler uyum içersinde, halkın sağduyusuyla en güzelini yapın. İktidar ve muhalefet ülkeye kaosa sürüklemeden, el ele vererek, dış mihrakların istediklerini ellerine vermeyerek lütfen bir silkinin.  Resim çektirilmeye izin vermeyen bir grup Taksim’de tuğladan barikat örüyor, Belli yerlerden giriş noktalarından Taksim abluka altına alındı.   Şimdi bizim masum gençlik hemen söylenir.  Yok öyle bir şey diye. Siz henüz etrafınızda oluşan tehlikeye göremiyorsunuz.. Sizler gençlik olarak içinizde kaynayan asil Türk kanınızı sömürmeye çalışan kesimleri göremiyorsunuz. Masum bir eylemi, Halkın Kurtuluşu, Apo pankartlarıyla dönüştüren kesimi bilmiyorsunuz. Tam tersinde de Başbakanın yaptığı konuşmayla karşı grubunda çalışmalarını bilmiyorsunuz Tehlike büyüyor farkına varmıyorsunuz. Çünkü siz gerçekten de masum bir eylemin parçası oldunuz. İki sinsi topluluk var. iki uç nokta var. onların ortasında eriyip bitmeyin bizim için önemli olan o.. 

O zaman ne yapacağız, zaten çabuk bölünmeye hazır bir toplumuz, Kışla lafı da biraz gergin bir laf. Orayı AVM de istemiyor bu toplum.

Bakın aşağıda gibi güzel parklar, alanlar, küçük turistik mekanlar yapın. İlle de bina ile değil, Sultanahmet meydanına yaptığınız küçük eski türk evleri bile güzel. Germeyin milleti. 

ÜLKEMEZİ SEVİYORSAK, BİR TARAF DİĞER TARAFI İİYİ  DİNLESİNDE ARADA KAYNAMASINLAR SÖYLENENLER.

 

169
0
0
Yorum Yaz