09 06 2016

YENİ ADRESLERİM.

Artık yazılarımı aşağıdaki sayfalardan takip edebilirsiniz. BLOGLARIM: http://serpillehayatadair.blogspot.com gezi: http://serpilingezirehberi.blogspot.com FACEBOOK SAYFALARIM; ADIM ADIM ÖRGÜ ADIM ADIM PASTACILIK ADIM ADIM TAKI TASARIM SERPİL SÜSLERSE    İNSTAGRAM serpilce_butik    Pinterest Serpil Paçal   sayfalarından beni takip edebilirsiniz.... Devamı

16 07 2013

HEKİMLİKTEKİ YILAN FİGÜRÜ

     Hekimlik sembolünün yılan olduğunu öğrenince araştırmacı gazetecilik ruhum depreşerek, bu yılan figürü neden hekimliğe addedilmiş diye bir araştırayım dedim. Algıda seçicilik bu olsa gerek, yıllardır görürsün bir an dikkatini çeker de merak edersin ya.. Meğer ne önemli bir bilgiymiş yılanın hayatımızdaki yeri.   Acaba yılan zehiri verip kanseri iyileştirdik sözü de buradan mı geliyor diye düşünürken gerçekten de ucunun buraya dayandığı bilgisine sahip oldum Dünya ölümsüzlük iksirini bulma çabasında… Ölümsüz olmak için çalışıyorlar. Oysa asırlar önce Lokman Hekim ölümsüzlük iksirini bulmuş. Bir çok efsanede bundan söz edilir. O efsanelere göre Lokman Hekim iksiri bulmuş fakat formülünü kaybetmiş. Bir yerde kaybetmesi ile ilgili şöyle bir anlatı var. Ölümsüzlük iksiri bulunan şişeyi köprüden geçerken düşürmüş  Bir başkasında: Formülü eline yazmış, yağmur yağınca ıslanmış ve silinmiş. Bir rivayette de: Allah’ın emri ile Cebrail tarafından yok edilmiş. Lokman Hekim’le ilgili o kadar çok yazılmış yazılar, kitaplar, hikâyeler ve anlatılar var ki. Hangisinden nasıl söz edeceğini şaşırıyor insan. Yılanla bağlantısını araştırken olayın çıkış noktası  Lokman Hekim olduğu için ondan da birkaç cümleyle söz edeyim dedim. Lokman Hekim, bütün hekimlerin piri ve üstadıymış. Tüm çiçeklerin, tüm otların tüm bitkilerin her özelliğini bilir ilaç yaparmış. O bütün hekimlerin üstadıymış. Bütün otların, çiçeklerin dilinden anlarmış. ... Devamı

26 06 2013

HOCAMIZA JEST YAPARAKTAN, BADE SÜZEREKTEN, İNCİ DİZEREKTEN.

Sayın hocam Nazife Arpacı ile karşılıklı jest'leşmemiz. Ama severek yaptım, karşılığını da hocamızdan aldım. Keşke o grubun içinde daha da çok olabilseydim. Sıradan bur kurs değildi, Emek pınarı isimli bir kadın projesinin bir parçasıydım. Logosunu naçizane tasarladım. Hocamıza yazdığımız yazımı güzel ses tonlu Zeynep hanım okurken, bense fotoğraflama ve yayınlama görevimi yine üstleniyorum.  İşte yazımız aşağıda...    Bu seneki ödülüm diye başlayan yazısına benim kendisine yazdığım yazıyla başlamış.  Submitted by Nazo design on Sun, 2012/06/03 - 8:47pm Sevgili öğretmenimiz; El emeğinin, göz nurunun döküldüğü her iş kutsaldır derler. Günlerce renk renk, desen desen, işlersiniz elinizdeki malzemeyi. Gönlünüzün rengini, süsünü, dökersiniz elinizdeki kağıda, kumaşa, ipliğe. Her bir boncuğun dizilişi, her bir nakış, emek ve sabrın ifadesidir aslında. Gidenlerin ardından birşeyler söylemek zordur her zaman. Ama kurs sezonunu bitirdiğimiz şu günlerde hocamıza şükran duyguları içerisinde olduğumuzu bildirmek isteriz. İsmek'e çok teşekkür ediyoruz, çünkü İstanbul'lu hanımlara, hem meslek, hem dostluk öğrettikleri için. Hocam size teşekkür ediyoruz, sabrınız için. İyi ki varsın İsmek diyoruz. İyi ki varsın Nazife Arpacı diyoruz. Her günün bitiminde, birşeyler öğreniyorsak. Aynı zamanda vazgeçilmez dostlar, kazanııyorsak. Her sabah kursa gelmek için, gülerek açabil... Devamı

10 06 2013

KIŞLA NE DEMEK. KIŞLA İÇİN DEĞER Mİ BİRBİRİNİZİ GERMEYE?

KIŞLA NE DEMEK. KIŞLA İÇİN DEĞER Mİ BİRBİRİNİZİ GERMEYE? |  görsel 1

  Bu resim nereye aittir. Bilen var mı? Hatta onun yıkımından dolayı üzülen. Burası  gündemimize bomba gibi düşen Gezi parkından sonra adı zikredilen meşhur Topçu Kışlası.. Ne olduğunu bilmediğim, hiç de ilgimi çekmeyen bu binanın tarihini okumak, ne işe yaradığını öğrenmek istedim. Taksim gibi her zaman gerginliğin merkezi olabilecek bir yerde yapılacak her iş, karşılıklı anlaşma, hoşgörüyle yapılmalıdır. AKM binası hilkat garibesidir bana göre. Orası yıkılıp çok güzel bir kültür, sanat binası yapılmalıdır. AKP ne yaparsa ayaklanalım mantığı yerine güzelliklerle birlikte bir şeyler yapalım, orayı hoş bir meydan haline getirelim, birlik ve beraberlikle.  Bu vesileyle Topçu Kışlası diye hepimizin yeni öğrendiği bu binayı bir tanıyalım. İşte binanın tarihçesi. “Gezi Parkının bulunduğu yerde 1806 yılında Halil Paşa Topçu Kışlası adıyla Osmanlı, Rus ve Hint mimarisinden izler taşıyan büyük ve ihtişamlı bir topçu kışlası yapıldı. Kışla binası pek çok savaş gördü. Özellikle, 31 Mart Olayları'ndan (1909) sonra önemli hasarlar aldı ve onarım bekledi. Beyoğlu'nun giderek Şişli yönüne doğru gelişmesiyle işlevini kaybetmeye başlayan Taksim Kışlası, 1922 yılında içindeki alanın düzenlenmesiyle Taksim adıyla stadyuma çevrildi. Türkiye Milli Futbol Takımı ilk resmi futbol maçını Romanya ile, Gezi Parkı'nın bugün bulunduğu, bu statta 26 Ekim 1923'de oynadı ve maç 2-2 berabere sonuçlandı. Şehircilik uzmanı Henri Prost imar planını hazırlarken, Dolmabahçe'den Nişantaşı'na yükselen Kadırgalar Vadisi'ni (Harbiye Kongre Vadisi) büyük bir park haline getirme planı dahilinde, Taksim Gezisi'ni de yetkililere &o... Devamı

07 05 2013

BLOGGER, BLOGCU KISACA KENDİNİ İFADE EDEBİLENLER KİŞİLER

BLOGGER, BLOGCU KISACA KENDİNİ İFADE EDEBİLENLER KİŞİLER |  görsel 1

Pazar günü kendini ifade etmeyi sevenler, paylaşanlar, yazarlık duygusu içinde ukte olupta blogger ve blogcu gibi sayfalarla bu duygularını yaşayanlar yani kısaca hayata sosyal açıdan bakanlar  bir aradaydı. Bence tüm herkeste tek konu vardı. Kendi yaptıklarını, yapacaklarını sergilemek, paylaşmak, İlk defa böyle bir etkinliğe katıldım. Çokta mutlu oldum. Neredeyse 2008 yılından beri blog yazarıydım naçizane.. Ama bir araya gelmenin keyfini ilk defa yaşadım. Herkes de bir bilgi paylaşımı vardı. Herkes yaptıklarını paylaşmanın keyfindeydi. Herkeste yoğun bir kart paylaşımı, bilgi aktarımı vardı.      Hepimiz birbirimize gerek bilgisayar konusunda, gerek sosyal medya, gerekse gezip gördüklerimiz, yaptıklarımız, yapacaklarımız, açtığımız blog sayfalarımız konusunda çok güzel bilgi paylaşımları verdi. Masamızda Şeker Hikayeleri sayfasının sahibi Nebiye hanım ve Meltem hanım (http://www.sekerhikayeleri.com) vardı. Onların bilgi ve paylaşımları ve sayfalarını çok beğendim. Sonradan Gurmeler sayfasının sahibi Orhan beyin  bilgi aktarımı da çok güzeldi. Ondan bayağı güzel konular öğrendik. Avent Annesi Müge hanımla da http://www.hamileanne.com güzel sohbetlerimiz oldu. Hamile ve anne sayfasınındaki yazılarına böylelikle inceleyebildim. HT Pazar'da bir köşesi olduğuna böylelikle bilgilendirildim.    Peki bütün bunları bize kim sağladı. Öncelikle BALKÖPÜĞÜ TASARIM ‘a (http://www.balkopugutasarim.com)  teşekkür ediyorum. Merve Gizem Oluş hem bizler için hem de kendi için güzelliklerle dolu bir gün tertiplemiş. Çünkü o da güzel bir evlenme teklifi aldı. TEŞEKKÜRLER BALKÖPÜĞÜTASARIM. TEŞEKKÜRLER MERVE GİZEM OLUŞ..  ... Devamı

19 04 2013

SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?

SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ? |  görsel 1

  Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü, kör oldum. Yıkadılar, aldılar, götürdüler. Babamdan ummazdım bunu, kör oldum.   BU ŞİİR BİR YERLERDE DUYDUĞUM ZAMAN ANLAMLI VE HÜZÜNLÜ GELİRDİ. AMA BABAMI KAYBEDİNCE BU ŞİİRİN SÖZLERİ BENDE DAHA DA ANLAM KAZANDI. BUGÜN BABAMI KAYBEDİŞİMİN 24. GÜNÜ.  DUYGULARIMI HER ZAMAN YAZIYA DÖKERİM AMA GÖZYAŞLARIM MÜSAADE EDER Mİ DİYE BU ANA KADAR BEKLEDİM BELKİ DE.. Yukarıdaki resimde adam, benim babam, Kadıköy'ün ünlü Lahmancuncu ustası, Halk adam, sevecen, bonkör, helal mal kazanmak için ayaklarına kara sunan adam. İşte bu adam benim babam..  İLK YAZDIĞIM SATIRLAR, DUYGULARIMIN KARMAŞASIYLA YANLIŞIKLA KAYDEDE BASAMADAN KAYBOLDU. YAZIYI İKİNCİ KEZ KALEME ALIYORUM. İLK YAZDIĞIM YAZIM MI  DAHA DUYGUSALDI, BU MU BİLMİYORUM AMA DEMEK Kİ O YAZIYI YAYINLAMAMA, OKUYANLARI ÜZMEME BELKİ DE BABAM MÜSAADE ETMEDİ. EVİMİZİN İLK YAPRAK DÖKÜMÜNÜ VERDİK. BABAMIN AYAKTA ÇINAR GİBİ ÖLÜŞÜ, ÖLÜŞÜNDEKİ GÜZELLİK BİZE İÇ HUZURU VERDİ DİYE Mİ NEDİR, ÖLÜMÜ KABULLENDİK SANKİ. HER ZAMAN MUZİP TAVRI, DAVRANIŞLARI, MUZIR HALİYLE BİR ÇOCUK GİBİYDİ BABAM. “YAPMA, SAKIN BABA DEME HAA” DİYEREK DEDİĞİMİZ BİR ŞEYİ MUZİP TAVRIYLA SANKİ BİZ ÖYLE BİR ŞEY DEMEMİŞİZ  GİBİ ORTAYA KOYARDI. O TARİHLERDE KIZARDIK AMA ŞİMDİ GÜLÜYOR ONU DA BİR ANI OLARAK ANLATIYORUZ. MEĞER NE KADAR DOĞRU ŞEYLERMİŞ SÖYLEDİKLERİ.  ÖLÜMÜNDEN SONRA SÖZLERİ HEPİMİZİN AĞZINA DOLANDI. BİRİYLE ALAY EDECEKSE, “HEEE YAAA” DİYE ANLAMLI BİR SERZENİŞTE BULUNURDU.   BU LAFINA İNANMADIM ANLAMINDAYDI. “MAL SAHİBİ, MÜLK SAHİBİ, HANİ BUNUN İLK SAHİBİ” ONUN YUNUS EMREDEN ALINTI YAPTIĞI ÖZ... Devamı

16 03 2013

ANLAŞABİLMEK

  AŞAĞIDAKİ YAZI AJANS ANAMUR'DAN ALINMIŞ BİR YAZIDIR. YAZININ İÇERİLİĞİNDE BENİM YAZILARIMDAN BİR BÖLÜM KULLANMIŞLAR VE DE YAZININ KİMDEN ALINDIĞINI BİLDİRMİŞLER. AJANS ANAMURA TEŞEKKÜR EDİYORUM. EMEĞE SAYGI AÇISINDAN.  YAZARI MUHAMMED APAYDIN'A  İŞTE O YAZI...    "Hayatım boyunca bir hindistancevizinin içinde yaşadım. Sonunda o hindistancevizinin içinde öldüm. Birkaç yıl sonra cevizimi buldular, kabuğu kırıp açtılar ve beni içerde küçülmüş, büzülmüş durumda buldular. 'Ne utanç verici!' dediler. 'Onu daha önce bulsaydık belki kurtarabilirdik!' Onun gibi içerde kapalı kalmış başkaları da vardır, belki..."   - Aaa, sanki beni anlatıyor! dedi liseye giden genç.   Bu ifade, "ergenlik" hatta "gençlik" çağındaki birçok gencimizin ruh hâlini gösteriyor desek yanılmış olmayız sanırım. Çünkü geçmişte olduğu kadar olmasa da günümüzde de birçok gencimiz, kendisinin tam ve doğru olarak anlaşılmadığını öne sürmekte; okulunun, ailesinin ve çevresinin gerekli anlayışı göstermediğinden yakınmaktadır.   Eğitim bilimciler, eğitimin çocuğa saygı ile başladığını belirterek onun gözlemleyebildiğimiz fizikî gelişimi yanında bir ruh yönünün de bulunduğunu, bunun da iyi incelenmesi gerektiğini, onun ilgi ve yeteneklerinin iyi tespit edilerek bu yönde gelişiminin sağlanması gerektiğini savunurlar. Bu da çok kolay bir iş olmasa gerektir. Çünkü 21. yüzyılda bile bilim adamları, insan denen "meçhul"ü tam olarak çözebilmiş değillerdir. Ben, Yunus Emre'nin:   İlim ilim bilmektir / İlim kendin bilmektir Sen k... Devamı

19 10 2012

ADIM ADIM NİKAH ŞEKERCİLİĞİ

ADIM ADIM NİKAH ŞEKERCİLİĞİ |  görsel 1
ADIM ADIM NİKAH ŞEKERCİLİĞİ |  görsel 2
ADIM ADIM NİKAH ŞEKERCİLİĞİ |  görsel 3

YETENEKLİ HANIMLARIN, YETENEKLİ ÇALIŞMALARI,  BEN ONLARIN BU ÇALIŞMALARINI RESİMLEYİP SİZLERLE PAYLAŞMAK MİSYONUM. ONLARIN ÇALIŞMALARI BENİM İÇİN ÖNEMLİ.   EMEK PINARI İSMİYLE BİR PROJENİN PARÇASIYIZ. İNŞALLAH SESİMİZİ ORAYA DA DUYURACAĞIZ.   Kaynak : selamhayata.blogcu.com   Devamı

28 04 2012

SURVIVOR ADASINDA MI OLMAK, ŞEHİT Mİ OLMAK ZOR?

SURVIVOR ADASINDA MI OLMAK, ŞEHİT Mİ OLMAK ZOR? |  görsel 1

TELEVİZYONDA KANALLARI GEZERKEN  BUGÜN İÇİMİ ACITAN BİR SAHNEYLE KARŞILAŞTIM.      SURVİVOR ADASINA GİTTİĞİ İÇİN, ANNESİNİ VE BABASINI ÖZLEMİŞ, MAĞDUR HAVALARDA AĞLAYAN  BİR GENCİN BİR GENCİN SAHTE GÖZYAŞLARINI GÖRDÜM.     AKLIMA BİRDEN  İKİ GÜN EVVEL BİNGÖL'DE ŞEHİT OLAN,  BELKİ DE BU ÇOCUKLA AYNI YAŞTA, BELKİ DE ANNESİNİN ÖZLEMİYLE ŞEHİT OLAN GENCİN  GÖRÜNTÜSÜ GELDİ. O DA ANNESİNDEN BABASINDAN AYRIYDI. VE GERÇEK MAĞDURİYETİ YAŞIYORDU. EVİNE DÖNÜP DÖNMEYECEĞİNİ BİLMEDEN VATANI SAVUNUYORDU.    SURVIVORDAKİ ŞIMARIK ZÜPPE GENÇLER GİBİ DE GÜLE OYNAYA GELEMEDİ  MEMLEKETİNE.    20 YAŞINDA, HAYATININ BAHARINDA BU MEMLEKETİ KURTARMAK İÇİN GİTTİ, BELKİ DE ELİNE ŞİMDİYE KADAR SİLAH BİLE ALMADAN, ÇOK KOCA BİR GÖREV VERİLDİ ONA. VATAN KURTARMA GÖREVİ.   SURVIVORDA YAPILAN ŞU ANONSLARA DAYANAMIYORUM. "BU ŞARTLARA DAYANABİLECEKLER Mİ?"   ASKERCİKLER HER ŞARTA DAYANIYORLAR DA, SİZ KAMERA ÖNÜNDE YAPMAYIN BUNLARI. BÖYLE PROGRAMLAR O ÇOCUKLARIN KEMİKLERİNİ SIZLATIR.   BELKİ DE SESLENİRLER.   BEN SURVIVOR ADASINDA OLUP ZÜPPE OLACAĞIMA, VATAN TOPRAĞINI SAVUNUR ŞEHİT OLURUM DİYE..    RUHUNUZ ŞAD OLSUN.            ... Devamı

08 02 2012

HAYDARPAŞA'YA VEDAM

 İSİİstanbul'da yaşayıpta Haydarpaşa'nın görkemli ihtişamını görmeyen var mıdır? Tam 102 yıl olmuş, Burada ne hüzünlü ayrılıklar, belki de ne hüzünlü buluşmalar yaşanmış. Merdivenlerinde ne anılar birikmiştir kimbilir. Haydarpaşa denince hemen aklımıza pek çok Türk filminin unutulmaz sahneleri gelir. Hülya Koçyiğit'in elinde bavuluyla gelişi, Kadir İnanır'ın "Seni yeneceğim İstanbul diye merdivenlerde bağırışı herkesin hatırladığı nostaljik sahnelerdendir. Anadolu’dan gelip, İstanbul’a bu garın merdivenlerinde “Merhaba” derdi o zamanın ünlü oyuncuları. Tarihi Haydarpaşa Tren Garı, tüm görkemiyle İstanbul-Bağdat Demiryolu’nun başlangıç istasyonuydu. Yapımına 1906’da başlanmış, 1908’de hizmete girmişti. İki Alman mimar, Otto Ritter ve Helmuth Cuno tarafından projelendirilen bina, son dönemde tartışmalarla gündeme geldi. Yerine otel veya gökdelen yapılacağına ilişkin kararlar büyük gürültü kopardı. Ortalık biraz durulmuştu ki, 28 Kasım’da binanın çatısında yangın çıktı. Şimdilerde de bu hüzünlü yolculuğuna veda edeceğini duyunca da, yangınında bilerek çıkarıldığı duygusunu uyandırdı herkeste. Haydarpaşa benim işe gidip gelirken kullandığım ulaşım araçlarındandı. Haydarpaşa'ya geldim mi kendimi evde hissederdim. Sanki evim gibiydi. Çünkü birazdan tren beni alacak evime ulaştıracaktı. Trene bindikten sonra o güzel sesini dinleyerek, trenin bolca ray değiştirmesini izleyerek yolculuğuma devam ederdim.. Herkeste hoş bir seda bırakan bu eşsiz mekan,  acaba otel olursa aynı duyguyu uyandırır mı bilemem. Sadece çok para sayarak güzelce bir gece geçirir parası olan. Ama o merdivenlerde fakir, zengin, genç yaşlı herkes mutluyken neden böyle bir karar a... Devamı

24 01 2012

SHAZİLİ TÜRK KAHVESİNDE YENİLİK

SHAZİLİ TÜRK KAHVESİNDE YENİLİK |  görsel 1

GEÇENLERDE ARKADAŞIMIN EVİNDE SHAZİLİ İSMİYLE HAZIR TÜRK KAHVESİ İÇTİM. ÇOK HOŞUMA GİTTİ.   FİRMASININ NEREDE OLDUĞU VE NERELERDE SATILDIĞIYLA İLGİLİ BİLGİ ARARKEN, İLGİLİLERİN MAİLİME SAMİMİ CEVAPLARI BİR FİNCAN KAHVENİN KIRK YIL HATIRI VAR SÖZÜNÜ HATIRLATTI.   KAHVE ÜRÜNLERİNDENDE TANITIM AMACIYLA BİR PAKET GÖNDERMİŞLER. JESTLERİNE TEŞEKKÜR EDİYORUM VEEE HEPİNİZE DİYORUM Kİ İSTANBULDA GÜZEL BİR KAHVE LEZZETİ ALMAK İSTİYORSANIZ SHAZİLİ DENEYİN.  SssMigros,Kipa,Metro,Carrefour,Diasa,Tansaş,Macro center gibi ulusallarda ve yerel market  zincirlerden bu ürünü  temin edebilirsiniz. GERÇEKTEN KAHVE PAZARLAYANLARINDA KIRK YILLIK HATIRI GÖZETTİKLERİNE ŞAHİT OLDUM.. BU DA BANA BU ÜRÜNÜ KULLANMAYA DEVAM ETMEME NEDEN OLDU.. AFİYETLER OLSUN. SİZDE DENEYİNİZ... Devamı

08 08 2011

GEZİ SİTEM YAYINA GİRDİ..

http://serpilingezirehberi.blogspot.comadlı gezi sitem yayına girmiştir.   BU SİTE İLK GÖZAĞRIM. AMA BİLGİLER ARTTIKÇA KONULARINA GÖRE SİTELERİ DE AYIRMAK GEREKİR. HAYATA DAİR YAZILARIMI http://spacal.blogcu.com ÖRGÜ VE EL İŞLERİ İÇİN http://selamhayata.blogcu.com YEMEK TARİFLERİ İÇİN http://serpilyemekte.blogcu.com sizlere hizmet verirken, şimdide gezme konularında yeni bir siteyi hizmete açtım. GEZDİM, GÖRDÜM VE PAYLAŞTIM DEMEK İÇİN http://serpilingezirehberi.blogspot.com/   sitesini takip ediniz.   Devamı

07 08 2011

BALKANLAR'DA 15 GÜNDE DEVR-İ ALEM

  BALKANLARDA 15 GÜNDE DEVR-İ ALEM (4242 KM.) Ana, babişko, kızancık ve kızçeden oluşan bir Balkan Turu 11/07/2011 - 26/07/2011 ÖNSÖZ Balkanlar; gidilip görülünce yaşananları daha iyi anlayabileceğimiz bir yer. Sadece turistik diye nitelendirdiğimiz gezimizin, aslında atalarımızın topraklarını daha yakından tanıma fırsatı olduğunu, gezi bitince anladık. Balkanlar'ın çoğu bugünkü sınırlarımız dışında kalsa da; hemen her köşesinde Osmanlı medeniyetinin din, dil, mimari, gelenek ve görenekte yaşayan izlerine rastlayabiliyorsunuz. 11 sınır geçerek Boşnak, Türk, Hırvat ve Sırplardan oluşan bir coğrafyanın nasıl birbirine düşürüldüğünü en iyi aşağıdaki fıkra anlatır diye düşünerek gezi notlarıma başlıyorum. “ İki Sırp, Hırvat ve Boşnak bir mekik ile uzaya gönderilirler. Mekik ay toprağına iner inmez Hırvatlar hemen bayraklarını dikerek, “Burası Hırvat toprağıdır. Çünkü önce biz geldik” derler. Boşnaklar Hırvatları sakin olmaya davet ederek: “Kavga etmeye gerek yok. Toprak yeterince geniş; hepimize yeter. Federasyon kurar, birlikte yaşarız.” Tam bu esnada bir el silah sesi gelir. Sırplardan biri, başka bir Sırpı alnının ortasından vurmuştur. Diğer Sırp silahının dumanını üfledikten sonra Boşnak ve Hırvatlara dönerek: “Burası Sırp toprağıdır. Çünkü Sırp kanı dökülmüştür.” İşte böyle boş sebeplerle bu topraklar halen patlamaya hazır bomba gibi. Hala her Çanakkale törenlerinde dedelerini ziyarete gelen Anzakları düşününce; biz dedelerimizin topraklarını ziyaret etmekle geç mi kaldık bilinmez ama 15 günde kendi arabanızla 4242 km. katederek, bu toprakları gezmek isterseniz. İşte güzergâhımız ve anılarımız…  http://serpilingezireh... Devamı

17 03 2011

MUHTEŞEM SÜLÜMAN PARDON İBO

İBO'NUN KADINLARI   İbrahim Tatlıses’in vurulduğunu duyduğumda üzüldüm. Haberlerini de dinleyince onu 4 yönüyle incelemeye karar verdim. İnsan, sanatçı, işadamı ve erkek yönüyle.  İnsan yönüyle gerçekten üzüldüm. Şarkıcı yönüyle başarılı bir şarkıcı idi. Dünya çapında kendini tanıtan bir star. İmparator lakabını taşıyan tek sanatçı.. İşadamı yönüyle düşününce de kapısında binlerce kişiye ekmek veren bir kişi olarak üzüldüm.     Ama erkek yönüyle düşününce “Kadına şiddet gösteren erkek değildir” sloganıyla bağdaşmayan bir erkek.   Entel, dantel, feminist kadınların bir erkeğe dayanan kadınlara yönelik eleştirileri nedense İbrahim Tatlıses’in kapısında bekleyen kadınlara denmiyor. Onlar İbo’nun kadınları lakabıyla anılmaktan çok mutlu.   Dün bir haber kanalında hastanede İlk eşi Adalet Hanım, Derya Tuna, Ayşegül Yıldız, Perihan Savaş’ın hastane de olduğu, Asena’nın da kimselere görünmeden gelip ziyaret ettiği bildirildi. Bu kadınların hepsi bu erkek İbrahim Tatlıses’den şiddet görmüş kişiler. Bunlar bizim bildiğimiz gurursuz kadınlar. Daha bilmediğimiz ne kadar gurursuz kadın daha var acaba.   Bugün bu kadınlara bir kadın programı yaptırsalar. Özellikle Derya Tuna’ya. En gurursuzu o geliyor bana. Orada kadın hakları, şiddet hayır söylemleri ile nutuk atar..   İbrahim Tatlıses’in yükselişi gerçekten gurur verici.. Nuri Sesigüzel Urfa’ya geldiğinde berber dükkanının camına burnunu dayayarak onun gibi olmayı hayal edişiyle, bugüne gelişindeki geçirdiği safhalar sanatçı yönüyle ... Devamı

29 04 2010

ANNELER GÜNÜ SEBEBİYLE TEKRARLIYORUM

3,5 KİLO (OĞLUMA) (Her anneler gününde yıllar önce ki yazımı yayınlıyorum. böylece tüm annelerin duygularını tazeliyorum.Şu an 21 yaşında)          9 ay.... Bu laf benim lügatımda sadece espriden maruzdu. “Birini sevdin mi 9 ay 10 gün sonra 3.5 kilo kadar bir fazlalığın olacak” derdim şakayla karışık her genç kıza... İşte bu 3,5 kilo kadar olan fazlalık canımdan çok sevdiğim dizeler yazdıran oğluma ait... Hastanede sancının vücuduma verdiği ağrılarla, yanıbaşımda bulunan aileme “ ne doğum, ne evlilik bana göre değil” demişim. Bana göre değil dediğim yavrum şu an 9 yaşında. Ve ben her annenin o beylik sözünü söylüyorum. “Seni iyi ki doğurmuşum” Hayatın zor ve karmaşası içersinde olan bir arkadaşım “Dünyaya çocuk getirmek bence bencilliktir. Sevgi içgüdünü tatmin için çocukları dünyaya getiriyorsun” demişti. O gün olduğu gibi şimdide şiddetle karşı çıkıyorum. Bencillikte olsa ben bu 3.5 kiloya sahip olduğuma memnunum.         Onun sıcaklığını, kokusunu ve sevgisini, eşdeğer tuttuğum anne sevgisinde buluyorum. Anneme olan bağlılığım ve sevgim oğlumla bütünleşiyor. Anne-evlat sevgisinin yuvarlanarak kocaman, kocaman olan bir kartopuna benzetiyorum. Yuvarlandıkça kenetlenen, sıkı sıkı sarıldıkça büyüyen, ama yok olmayan, kaybolmayan, kar gibi beyaz ve tertemiz. Hastanede, 3,5 kilo ve bebek takma adıyla  elden ele dolaşan öncelikle küçük burnu gözümün önünden gitmeyen bir canlıyı elime verdiler. Ağzını devamlı yiyecek isteyen balıklar gibi açan, kokusu dünyadaki en pahalı parfümde bile bulunmayan, içimden &cced... Devamı

16 02 2010

KALİGRAFİ SANATI

40 YAŞ ÜSTÜ HERKES HATIRLAR. İLKOKULLARDA GÜZEL YAZI KİTAPLARI VARDI VE MUHAKKAK HER ÖĞRENCİ GÜZEL YAZIYI ÖĞRENİRDİ. SONRA ZAMANLA BU DERSLER KALDIRILDI GALİBA.. ÇOCUKLARIN YAZILARI ÇİRKİNLEŞMEYE BAŞLADI.. O TARİHLERDE KIYMETİNİ BİLEMEDİĞİM KALİGRAFİ SANATINA İLGİ DUYARAK KÜÇÜKAYASOFYA'DA İSMEK TARAFINDAN AÇILAN KALİGRAFİ KURSLARINA KATILDIM. TURİZM SERGİSİNDE ÇOCUKLARIMIN ADINI YAZDIRDIĞIM BU RESİMDEKİ BOYUTA ERİŞEBİLİRMİYİM BİLMİYORUM AMA.. HOŞ BİR SANAT.. ZEVK ALARAK DEĞERLENDİRECEĞİM BİR SANAT. YİNE İNTERNETTEN EDİNDİĞİM BİLGİYİ SİTEME GİRENLERİN BİLGİ EDİNMESİ İÇİN YAYINLIYORUM. Kelimenin kökeni Yunanca kallos 'güzel' ve graphos 'yazı' kelimeleridir. Süsleyerek yazı yazma sanatıdır. Çin başta olmak üzere Doğu Asya, Batı toplumlarına ait tarihleri çok eskiye dayanan bir çok kaligrafi örneği mevcuttur. İslam uygarlıklarında kaligrafi 'hat sanatı'- yabancı bir terim olan kaligrafi anlamını tam olarak karşılamıyor olsa da  adını alır. Hüsn-ü Hat ve Kaligrafi : Ülkemizde genellikle 'hat sanatı' ve 'kaligrafi' aynı çerçevede anılıyor olsa da aslında farklı konulardır. Temelde her ikisini de güzel yazı yazma sanatı olarak adlandırabiliriz. Fakat Hat Sanatı deyince akla ilk gelen şey; eski harflerle yazılan dini içerikli yazılardır. Osmanlı kültüründe dini motiflerin ön planda olması sebebiyle Allah ve Peygamber sevgisini göstermek amacıyla 'Hattatlar' bu sanatı kullanarak günümüze kadar ulaşan pek çok eser bırakmışlardır. Hat sanatı kalligrafiye göre çok daha fazla emek ve uğraş isteyen bir sanat dalıdır Usta-Çırak ilişksi ile bir sonraki nesillere aktarılan hat sanatı bugün için çok fazla yaygın olmamakla beraber hale bu sanatı dev... Devamı

08 02 2010

OYUNCAK VE SUNAY AKIN

    Yer: Ömerpaşa Cd. Dr.Zeki Zeren Sk.N.17 Göztepe/İSTANBUL Göztepe’deki Oyuncak Müzesine gitmeyi düşündüğümde, birden aklıma okul yıllarımdaki Edebiyat kitaplarında geçen Çocukluk şiiri geldi.  Şiirin dizeleri şöyleydi;  ÇOCUKLUK Affan dedeye para saydım, Sattı bana çocukluğumu. Artık ne yaşım var ne de adım; Bilmiyorum kim olduğumu. Hiç bir şey sorulmasın benden; Haberim yok olan bitenden. Bu bahar havası, bu bahçe; Havuzda su şırıl şırıldır. Uçurtmam bulutlardan yüce, Zıpzıplarım pırıl pırıldır. Ne güzel dönüyor çemberim; Hiç bitmese horoz şekerim!          O yıllarda Affan dedeye para sayarak dönülen çocukluk yıllarım,  2012 yılında Sunay Akın’ın Oyuncak müzesine gidilerek kazanılacakmış meğer.   Benim gibi Avrupa yakasından gidenler için en pratik yol,  metrobüsle Kadıköy’e gitmek ve oradan Göztepe’ye giden minübüslere binilerek Göztepe inilip, Oyuncak Müzesine gider tabelasını takip etmek..   Müzeye kapıdan girerken öyle güzel bir söz sizi karşılıyor ki; “Bir elinizde çocuğunuzla girdiğiniz müzeye, öbür elinizde çocukluğunuzla çıkacaksınız” Gerçekten de bu müze ile ilgili, tüm insanlarda çok büyük bir yanılgı olduğunu,  Müzeyi gezince anladım. Müze aslında çocukların değil, büyüklerin gitmesi gereken bir müzeymiş.. Müzeye gittiğinizde çocukluk yıllarınızda oynadığınız tüm oyuncakları görüyor ve adeta bir özlem yaşıyorsunuz. Türkiye tarihindeki gelip geçen oyuncaklar ile son 100 yılda kullanılan oyuncakları v... Devamı

01 09 2009

ENDÜLÜS

BU YIL LEYLEĞİ HAVADA GÖRME ETKİNLİKLERİMİZE İSPANYA TURUYLA BAŞLADIK. BARCELONA, MADRİD, CORDOBA, SEVİLLA KENTLERİNİ ARABAYLA GEZDİK. ELHAMRA SARAYI İLE DE MÜTHİŞ ENDÜLÜS İHTİŞAMINI GÖRDÜK. HER ZAMAN ENDÜLÜS'TE RAKS LAFI DİLLERİMİZDE DOLAŞIRKEN, GERÇEKTEN MUHTEŞEM SARAYIN ALİ BABA VE KIRK HARAMİLER SARAYI GÖRÜMÜNDEKİ KORİDORLARINDA GEZDİK.  HARİKA BİR İSPANYA TURUYDU.. FIRSATI OLANLARA İSPANYA'YI ZİYARET EDİN DERİM. TÜRKLER CANLI DERİZ YA.. İSPANYOLLARI GÖRÜNCE ESAS HAYATI YAŞAYAN ONLARMIŞ MEĞER.. İSPANYOL ATASÖZÜ "BUGÜNÜN İŞİNİ YARINA BIRAK" MANTIĞIYLA YAŞIYORLAR. GECE YARILARINA KADAR HAYATIN İÇİNDELER VE SABAHTA İŞLERİNİN BAŞLARINDALAR. NE ZAMAN UYUYOR NE ZAMAN İŞE GİDİYORLAR DEDİTTİRİYOR İNSANA YAŞANTILARI.. İŞTE MÜTHİŞ ENDÜLÜSTEN RESİMLER... ... Devamı

30 04 2009

YAĞCILARDA İNECEK VAR MI HALA....

İŞTE SİZE ÜCRETSİZ BİR YAĞ REKLAMI Resim Serpil Gül Paçal'a aittir. Resimdeki annem ve babaannem Vita kutularıyla... 1970'li yıllarda.   Eskiden böyleydi işte. Yağ Tenekeleri sadece yemek hizmeti vermezlerdi.  Aynı zaman dada sizlere saksı gibi önemli bir hizmet verir, güzelim çiçekleri yetiştirir,  büyütürdü. İşte annem ve babaannemin bu resmi, belki de 50 yıldan daha fazladır. Resim  VİTA yağının o günlerdeki ikinci görevini belgeliyor.   Yazılar öne gelecek şekilde vitalar dizilir. içine her türlü çiçek ekilir. birde bizimkiler gibi böyle de bir resim çekilince herkes bu resmi alır, nostalji sayfalarında kullanır. Belki de zamanın ötesine iletilecek bir şeyler varsa, bu resimlerle hayat bulur.  Bu resim yağ firmalarının ilgisini çeker mi, vita yağı hala var mı bilmez ama, nostaljik sitelerde bu resmimi görünce duygulanıyorum.  Ölünce meşhur olan babaannemi, uzun ömürler versin annemi  görünce hoşuma daha da gidiyor bu resim..  Şimdilerde nerde çiçek ekilen yağ kutuları.. Becel kutusuna mı ekelim? Yoksa salat yağı kutusuna mı? Eğer ekiyorsak bile muhakkak ayıp olur, böyle görünmesin diye üzerine bir transfer, geri dönüşüm, boyama ile o nostaljiyi kaybediyoruz. Ayıp olur diyoruz en azından. Belki de şimdi de aynı resimdeki pozu, dizi dizi salat yağı kutularıyla mı yapmalı? İlerde bizim çocuklarımız da onları koyar belki sanal alemlere..   Vitanın önemi o yıllarda çok büyüktü. onunla yapılan herşey güzel olurdu. Yakınlarda Migros mağazası nostalji köşesi yaparak Vita yağını satışa sunmuş, onunla yapılan kurabiyeler kıtır kıtır oluyormuş, ... Devamı

22 02 2009

PANORAMA 1453

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN MUHTEŞEM ÇALIŞMASI, ESKİ TOPKAPI GARAJININ ORAYA KURULAN PANORAMA 1453 MÜZESİNİ GEZMENİZİ ŞİDDETLE ÖNERİYORUM. TEK KELİME İLE MUHTEŞEM. ÇOCUKLARINIZI MUHAKKAK GÖTÜRÜNÜZ. GİRİŞ 5 TL. ÖĞRENCİ 3 TL. ASYA YAKASINDAN GELENLER İÇİN 500'LÜ HATLARDAN CEVİZLİBAĞ'A GİDEN TÜM OTOBÜSLERLE GELEBİLİRSİNİZ. TOPKAPI METROSUNDA İNİP ÜSTE GEÇİNCE MÜZEYE ULAŞABİLİRSİNİZ. Devamı

26 12 2008

MEYVA ÇEKİRDEKLERİYLE GELEN GÜZELLİK

  Sağlıklı  görünen daha temiz ve gergin bir cilde sahip  olmak istiyorsanız işte size evde kolayca uygulayabileceğiniz  hiç masrafsız bir maske 1 adet ayvanın çekirdeklerini normal sıcaklıktaki bir çay bardağı kadar suyla birlikte 2-3 gün bekletin karışımın jelleştiğini göreceksiniz daha sonra karışımı süzün ve çekirdeklerden  arınmış jeli temiz cilde uygulayın ve bekleyin maske kurudukça  cildiniz gerilecek ve daha sonra yüzünüzü temizleyin  hem cildiniz kirden arınmış olacak sağlıklı bir görünüm kazanacak siyah noktalar içinde oldukça etkili üstelik kırışıklarınız içinde bu formül çok yararlı hem masrafsız hem pratik ayvalar size, çekirdekler yüze BU ARADA HURMA ÇEKİRDEĞİNİN SUYU DA SAÇ JÖLESİ OLARAK KULLANILIYORMUŞ. ÇEKİRDEK DEYİP ATMAYIN SORUN SORUŞTURUN ÖYLE ATIN... ... Devamı

21 11 2008

HEP BÜYÜKELÇİ OLMAK İSTERDİM. OLMADI KÜLTÜR ELÇİSİ OLDUM

İSTANBUL 2010'DA KÜLTÜR BAŞKENTİ OLDU YA.. BU YIL İSTANBUL OKULUNUN ÖĞRENCİLERİ ARASINDAYDIM.   İŞTE BİZLERDE BU PROGRAMA DAHİL OLDUK.  KÜLTÜR ELÇİLERİ SEMİNERLERİNE KATILDIK.  DÜN GECEDE CEMAL REŞİT REY KONSER SALONUNDA  MUHTEŞEM NİLÜFER KONSERİ İLE SERTİFİKALARIMIZI ALDIK. LÜTFEN KENTLİLİK BİLİNCİYLE İSTANBUL!DA YAŞIYORUM DEĞİL İSTANBULU TANIYORUM, TARİHİNİ BİLİYORUM DEMEK İÇİN ÜCRETSİZ OLAN BU SEMİNERLERE KATILIN.  ADI İSTANBUL OKULU YERİ ORTAKÖYDE .  AKADEMİSYENLERİN VE SANATÇILARIN AĞZINDAN İSTANBUL!U ÖĞRENİN. ÜCRETSİZ GEZİLERE KATILIN. ZEVKLE TAKİP EDECEĞİNİZ PROGRAMLARIN SONUNDA İSTANBUL KÜLTÜR ELÇİSİ PROGRAMI KATILIM SERTİFİKASINI ALMAYA HAK KAZANIN. BEN KAZANDIM. ŞU AN KARŞINIZDA İSTANBUL KÜLTÜR ELÇİSİ OLARAK BULUNUYORUM.  HARİKA BİR NİLÜFER KONSERİ EŞLİĞİNDE ALDIM. İŞTE KANITI kültür elçisi olmak size ne kazandırıyor. 1. KONSERLERE 2.SÖYLEŞİ.SİNEMA,ŞİİR AKŞAMLARINA 3.SULTANAHMET,SÜLEYMANİYE,BEYAZIT,YILDIZ,    HALİÇ VE BOĞAZ GEZİLERİNE, 4. ŞEHİRLERARASI GEZİLERE 5.KÜLTÜREL SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ YAYINLARA ÜCRETSİZ SAHİP OLACAKLAR. HADİ İSTANBUL İÇİN ELELE VERELİM.   ... Devamı

09 11 2007

FESTİVALLER ŞEHRİ İSTANBUL. ONA SAHİP OLMAK YETMEZ, KORUMAK GERE

ONUNLA İÇİÇE YAŞAMAK YETMEZ;  SEVMEK GEREK ONUNLA ÖVÜNMEK YETMEZ; BİLGİLENMEK GEREK ONA SAHİP OLMAK YETMEZ; KORUMAK GEREK  BİZ MİRASIMIZA SAHİP ÇIKMAYI TERCİH EDEREK İSTANBUL'UN KÜLTÜR ELÇİSİ OLDUK. HAFTASONU HAN VE PASAJ ŞENLİĞİNDEYDİK. ADIMGENC SİTESİNE GİREREK PROGRAMLARI OKUYUN VE ÜCRETSİZ KATILIN. HARİKA ETKİNLİKLER. BİZDEN SÖYLEMESİ Devamı

07 03 2008

MÜZE KART UYGULAMASI İLE TARİHE YOLCULUK

 Türk toplumu olarak müzelere ne kadar düşkünsünüz bilemem ama,  yeni çıkan bir uygulamanın sanat ve tarihe  önem verenlere faydası çok. Müzekart’dan bahsediyorum. Tarihe olan yolculuğunuza 20 YTL bir ücretle başlıyorsunuz.  Hatta sadece müze değil, Turizm Bakanlığına bağlı tüm ören yerlerine de girebiliyorsunuz. Müze nedir, bize ne kazandırır bu konu ile ilgili kısa bir tanıtım yaptıktan sonra, bu yıl ki tatilimizde yanımızda bulunan müzekart ile nasıl zevkli geziler yaptık onları da anlatacağım sizlere..   İstanbul’da bir ara çıkartırım diye ertelediğim müze kartıyla,  Pamukkale travertenlerine girmek için geldiğim müze gişesinde tanıştım. Görevli travertenlere girmek için 20 ytl ücret talep etti. Çok pahalanmış diye şikayetlenirken isterseniz kimliğinizi verin size hemen bir müze kart verelim dedi. O da 20 ytl imiş. Biz zaten müze ve ören yerlerini gezmeye çok seven biri olarak hemen kabul ettik. İşte 5 dakika içinde resimli, kişiye özel müze kartımız elimizde...  Pamukkale’yi bu sene çok güzelleştirmişler diye de küçük bir anekdotu da size aktarmadan geçemeyeceğim.  Bu mekanı çok beğendiğimiz için, 20 milyon verdiğimiz kartla istediğimiz kadar, sınırsız ziyaret ettik. Aynı gün orada bulunan bir başka ören yerine gittik, yine bir başka müzeyi daha ziyaret ettik.. Dolayısıyla Müze kart bizi daha da bir müze bağımlısı yaptı ve tarihe yolculuğumuz başladı. Yol boyunca gittiğimiz tüm antik kentlere de ücretsiz girdik.  Müzekartı göster, hoooop tarihin içine geç... Yani gezdiğiniz yerler,  kendiliğinden amorti etti verdiğiniz parayı... Kısaca bu güzel uygulamayı herkese tavsiye ediyorum. T.C. Kült&uu... Devamı

06 05 2008

SOYUT PADİŞAH

EYÜBOĞLU KOLEJİNDEKİ LİSELERARASI TİYATRO FESTİVALİ ÖDÜL TÖRENİNDEYDİK. OĞLUMUN DA ROL ALDIĞI ŞİŞLİ ANADOLU LİSESİNİN "SOYUT PADİŞAH" ADLI OYUNU EN İYİ YAPIM ÖDÜLÜNÜ ALDI. GECENİN EN ÖNEMLİ ÖDÜLÜYDÜ..  ÇOCUKLAR SEVİNÇTEN HAVALARA UÇTU. TABİİ BENDENİZ DE... OSCAR TÖRENLERİNDEKİ GİBİ HEYECAN YAŞADIK NERDEYSE.. EN İYİ KOSTÜM, EN İYİ OYUNCU FİLAN DERKEN MASADA BİR ÖDÜL KALMIŞTI VE   TAM UMUTLARIMIZ KIRILMIŞTI Kİ....  SUNUCUNUN AĞIR AĞIR HEYECANLI SUNUMUYLA, EN İYİ YAPIM  DALINDA   SOYUT PADİŞAH - ŞİŞLİ ANADOLU LİSESİ DEMESİYLE KUCAĞIMDA OTURAN KIZIMI NEREDEYSE HAVAYA FIRLATACAKTIM.. ÇOCUKLAR KADAR BENDE ÇOK SEVİNDİM. TEBRİKLER TÜM ŞİŞLİ ANADOLU LİSESİ  TİYATRO GRUBUNA,  BAŞROLDE Kİ OYUNCUDAN,   EN KÜÇÜK ROLDEKİ OYUNCUYA KADAR. GECEDE BAYAĞI ÜNLÜ VARDI.. MÜJDAT GEZEN, ANNEM DİZİSİNDEN VAHİDE GÖRDÜM, YABANCI DAMAT DİZİSİNDEKİ MEMİK EMMİ ROLÜNDEKİ ARİF ERKİN VE HATIRLA SEVGİLİ DİZİSİNDEKİ  AHMET'İN ANNESİ ROLÜNDEKİ AYDA AKSEL, ALİYE DİZİSİNDE  KAYINVALİDE ROLÜNDEKİ AYTEN UNCUOĞLU,  IŞIL YÜCESOY, TARIK ŞERBETÇİOĞLU VE  EN ÖNEMLİSİ DE OĞLUMA EMEĞİ GEÇEN ŞEHİR TİYATROLARI SANATÇISI RAHMİ ELHAN.  ÖDÜL BUNUNLA SINIRLI KALMADI.. DİĞER YERLERDEN DE ÖDÜLLER ALMIŞLAR.. PROFİLO KÜLTÜR MERKEZİNDEN  * EN İYİ KOSTÜM ŞİŞLİ İLÇE FESTİVALİ'NDEN İSE,  * EN İYİ YARDIMCI KADIN * EN İYİ YARDIMCI ERKEK * EN İYİ DEKOR *EN İYİ 3. OYUN * LİDERLİK ÖDÜLÜ ... Devamı